Herkes Bihter, herkes Behlül olmus…

Aşk, en baştan beri yasaktır bizim için. Âdem ile Havva’dan beri süregelen bu aşk meselesi hepimizin başını yakmıştır, kısacası hepimiz o elmadan bir ısırık almışızdır. Aşk, her zaman çekicidir, sürükleyicidir. Soruları net olmayan bir bilmecenin cevaplarını bulmaya zorlar insanı… Cesaret ister, gözünü karartır, her şeyi yapabilecek kudreti insana sunar. Aşk her yerdedir; yanımızda, okuduğumuz kitaplarda, izlediğimiz filmlerde…

2446Dünya klasiklerine baktığınız zaman da yazarların birçoğu eserlerinde aşkı bir şekilde işledi. Ülkemizin güzide yazarları da aşkı, toplum baskısını, yasak aşkı birçok eserde dile getirdi. Türkiye’de ise yeni moda, klasik eserleri ‘dizi’ haline getirmek oldu. Klasik eserler beyaz cama taşındı. En popüleri de Aşk-ı Memnu… Türk Edebiyatı’nın klasiklerinden biri, Halid Ziya Uşaklıgil’den unutulmayacak bir eser. Bugüne kadar yapılan en iyi dizilerden birisi; hem bütçesiyle, hem prodüksiyonuyla, dizideki karakterlerin giyimiyle kuşamıyla kusursuz hazırlanmış bir dizi… Buraya kadar her şey çok güzel!

Geçen gün gazetede şöyle bir haber vardı; Perşembe geceleri sosyete evden dışarı çıkmıyor! Nedeni ise Aşk-ı Memnu… Bu Aşk-ı Memnu dizisi başladığından beri gözlemlediğim bir şey var. Herkes bir şekilde kendini bir karakterle özdeşleştiriyor. Normalde de böyle olması lazım zaten. İnsanlar genelde kendini eserdeki ‘iyi’ karakterle bütünleştirir. Karakteri kendi dünyasında yaşar. Ama insanlara bakıyorum da herkes Behlül, herkes Bihter… Kimse Adnan Bey değil! Oysa Halit Ziya Uşaklıgil; yasak aşkın ne kadar hazin olabileceğini, eşini aldatmanın sonuçlarının kötülüğünü ve gururun ne kadar önemli olduğunu, bir ailenin nasıl parçalandığını bize anlatmak istemişti.

askimemnu_292Biraz da ben ahlak kumkumalığı yapayım; hani bu herkesin diline sakız olan örf ve adetlerimiz var ya, e ona aykırı bir durum yok mu ortada? Ortada aldatma var, öpüşme var, sevişme var; herkes alkışlıyor. Firdevs hanımın materyalist yaklaşımı anneler tarafından onaylanıyor, Bihter ve Behlül’ün aşkı büyük destek görüyor. Oysa ben onlara çok kızıyorum. Adnan Bey’in temiz duygularıyla oynanıyor…

Bu kadar örf ve adetlerimize bağlıysak bu dizi nasıl reyting rekoru kırıyor? Televizyonu açık bırakıp kimse kitap okumuyor herhalde, biz bu dizileri bal gibi izliyoruz. Komşuya geçip kahve içerken dedikodu yapmayı biliyoruz, kadın programlarında ‘kaynım bana kaydı’ diyen kadına üzülüyoruz, yaşananları ‘ayıplıyoruz’.

Peki, bu dizileri soluksuz izlerken, kaynı bu kadına kayarken bizim hayatımızda neler oluyor? Bu dizilerde olup bitenden farklı bir hayatımız mı var bizim, hayır! Kaynının kaydığı kadın da bizden, kaynı da bizden, evlendirme programına göbek atarak çıkan teyze de bizden…

Kimse kusura bakmasın! Eleştirmesini, çok konuşmasını biliyoruz da konu dönüp dolaşıp bize geldiğinde dürüst olmuyoruz, olamıyoruz. O yüzden kimse ay ben namusluyum, örf ve geleneklerime bağlıyım demesin, inanmıyorum!
Herkes Bihter, herkes Behlül olmuş…

http://mahmure.ekolay.net/yazarlar/tugce-ozel/Behlul-Bihtere-ne-yapti/652186

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>